blanks

11 Mayıs 2009 Pazartesi

 

forgotten

saplanıp kalınan ve hunharca bir anda silinip atılan bütün anlamlar ve hissiyatlar yumağı olan beynime sesleniyorum:

-iyi gidiyoruz adamım. düzlük diye bir yer yok ama yokuşlarda damlattığımız terleri içip içip kalırız hayatta. bu da böyleymiş deyip arkamıza bakmadan koşa da biliriz. uyar.

ve son olarak:

sıradaki...


10 Mayıs 2009 Pazar

 

rüzgar

dokunmuyorum içimde jilet etkisiyle salınan duygusal-düşünsel rüzgarlara. geçtiği yeri kırmızıya boyarken bakakalıyorum gayet sakin. öğrendim çünkü. böyle durmanın insana iyi gelen tek şey olduğunu öğrendim.

anlamaya çalışıyorum sadece "o" neden orda? kaynağına giden yolu sadece köklerine doğru eğilip bakarak görebilirim sanki. ama öyle bir bakış ki ürkek olmalı. hani öyle merak dolu, kurcalayan, belki öfkeli bakışlarla olmaz, delirir rüzgar, fırtına olur. belki saklanır, gizlenir de birgün apansız, hiç istemediğin bir anda paldır küldür girer hissiyatının ortasına oturuverir. gerek yok!

karşılıklı sukunet içinde seyrediyoruz birbirimizi. o hala biraz keskin, hala biraz yırtıcı. ama ben anladım. nihayet bir başka açıdan görebilmenin huzuru da diyebilirim buna. 

rahatım bundan yana.


2 Mayıs 2009 Cumartesi

 

yok3

yazacak bişey varsa bile ben yazamıyorum.

1 Mayıs 2009 Cuma

 

yok2

yazacak şey yok.

30 Nisan 2009 Perşembe

 

yok

yazacak hiçbir şey yok.
 

hiç

herşey bu kafanın içindeyse dışarda meydana gelen şeyler neden ki? bu sınır, bu duvar neden var?

yoruluyorum.

Arşivler

Nisan 2009   Mayıs 2009  

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Kaydol: Kayıtlar [Atom]