blanks

10 Mayıs 2009 Pazar

 

rüzgar

dokunmuyorum içimde jilet etkisiyle salınan duygusal-düşünsel rüzgarlara. geçtiği yeri kırmızıya boyarken bakakalıyorum gayet sakin. öğrendim çünkü. böyle durmanın insana iyi gelen tek şey olduğunu öğrendim.

anlamaya çalışıyorum sadece "o" neden orda? kaynağına giden yolu sadece köklerine doğru eğilip bakarak görebilirim sanki. ama öyle bir bakış ki ürkek olmalı. hani öyle merak dolu, kurcalayan, belki öfkeli bakışlarla olmaz, delirir rüzgar, fırtına olur. belki saklanır, gizlenir de birgün apansız, hiç istemediğin bir anda paldır küldür girer hissiyatının ortasına oturuverir. gerek yok!

karşılıklı sukunet içinde seyrediyoruz birbirimizi. o hala biraz keskin, hala biraz yırtıcı. ama ben anladım. nihayet bir başka açıdan görebilmenin huzuru da diyebilirim buna. 

rahatım bundan yana.


Yorumlar:
senin öyle durabilmeni yerim kanımca.

ne güzel durmadır o.

bırak "o"nlar da istedikleri gibi dursunlar. herkes kendi denizinde.

en son biriyle konuşurken varmıştık bu noktaya: kendi denizinde yüzerken arada bir başkasını görüyosun, gerçekten gördüğün şey hoşuna giderse bakıp izliyosun..bazen beraber yüzüyosun. bunlar güzel.

yeter ki kimse film çekmiyor olsun. kendini zorla parlatmıyor, karşıdakinin hareketlerini de zorla anlamlatmıyor olsun.

"ne de güzel yüzüyo lan" demek, gerçekten sevmek oluyor.

gerisi, teferruat.
yetsin ki.hep. işallah. amin.
 
sahiden huzur var bu işte. gerisini de çok sallamıyorum yaw.

o kadar özledim ki huzurlu olmayı.

yaşasın bahar!!
 
baha ööğ.

yaşasın içerideki huzur. mevsimden bağımsız.

eved.
 
yaşasın varolmanın inanılmaz garipliği.

yaşasın çözümlemenin aciziyeti ve bilinmeze dönülen göt.

yaşasın siktiri basıp koyvermenin huzuru.
 
Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]





<< Ana Sayfa

Arşivler

Nisan 2009   Mayıs 2009  

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Kaydol: Kayıtlar [Atom]